Bilişim sektörünün iki önemli özelliğinden birinin, çok hızlı gelişmesi bu nedenle düzenleyici otoritelerin gelişmeleri arkadan takip edebilmesi olarak tanımlayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İkinci olarak da bu sektör, yalnız bir sektör. Bilgisayarın tabiatı icabı herkes kendi başına birşey yapıyor, hiç kimsenin birbiriyle teması yok. Bakarsanız bir böyle anlı şanlı sivil toplum kuruluşları var, sesi gür çıkan, çok çıkan, TOBB`du, TÜSİAD`dı, bilmem neydi. Bunların sesi kuvvetli çıkıyor ama arkasında birşey yok. Bu ise sesi soluğu çıkmayan, sürekli üreten, Türkiye için dünya için üreten bir sektör ama organize değiller, bir araya gelemiyorlar. Bilişim biraz yalnızlaştırıyor insanı. KOBİ`ler daha fazla bir araya gelerek sinerjilerini artırmakla daha güzel hizmetler verebilirler. Yani Ali`ler, Binali`ler bir araya gelip `binbirali` olurlarsa çok daha güzel bir sinerji oluşur. Daha ciddi bir gelişme olur diye düşünüyoruz.“
Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yıldırım, yeni yapacakları düzenleme ile e-devlet kapısında yetki sahibi kurumun hangisi olacağı ve yetkilerinin neler olacağının belirleneceğini, e-devlet hizmetlerinin gelişmesine engel olan yasal düzenlemelerin değiştirileceğini ve yerel yönetimlerin de e-devlet kapısından hizmet vermesine imkan sağlanacağını anlattı.
Youtube`dan sonra Facebook`un da kapatılmasının gündeme gelmesine ilişkin bir soru üzerine Yıldırım, şunları kaydetti:
“Türkiye bir hukuk devleti. Yasama, yürütme, yargı var. Yargının yaptığı işlere yürütmenin müdahale etmesi asla söz konusu olmaz. Olayı sadece bir paylaşım sitesinin kapatılması gibi basite indirgemek doğru değil. İşin arka planına bakmanız lazım. Arka planında 30 tane kapatma kararı var. Bu kapatma kararına karşı, bu paylaşım sitesi hiçbir girişimde bulunmamış. Bir üst mahkemeye gitmemiş. Gelip idareyle konuşup çözüm cihetine gitmemiş. Başka ülkelerde yaptığı, uyduğu, tabi olduğu kanunları Türkiye`de yok saymış. Burası bir hukuk devleti. Burada hukuk herkes için işler. Yabancı, yerli farketmez. Bir Türkiye şirketi hangi hukuk sistemine tabiyse, burada hizmet veren, alışveriş yapan, para kazanan, yurt dışında bir şirket de olsa aynı hukuk sistemine tabi. Bizim istediğimiz çifte standart uygulanmamasıdır. İsrail`de, Almanya`da, Brezilya`da başka davranacaksınız, onların dediklerini yapacaksınız, Türkiye`ye gelince `Ben yapmam` diyeceksiniz. Türk halkı bunu kabul etmez. Gerekirse kendi çözümünü de üretir.“
Yıldırım, bir üst mahkemeye başvurulması durumunda sorunun çözülebileceğini vurgulayarak, burada bir samimiyetsizlik gördüğünü dile getirdi.
Kaynak:ZAMAN
Not: Bu hukuk haberi sitemize ait olmayıp, otomatik olarak sağlanan bu içerik için herhangi bir sorumluluk kabul etmemekteyiz. Bu nedenle habere ait Kaynak bağlantı adresi için : Haber Hukuk
Article 593/2 of the new Turkish Commercial Code No.6102 regarding shares of capital stock provides…
AVUKATLARA E-TEBLİGAT YAPILMASI ZORUNLU MUDUR? 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinin birinci…
KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE HANGİ YÖNTEM TERCİH EDİLMELİDİR? Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, diğer bir deyişle arsa…
SENETLERDE PROTESTO ŞARTI Günlük hayatımızın bir vazgeçilmezidir senet, ya da hukuktaki söylemi ile BONO. Ticari…
HAKKIMDA INTERPOL KIRMIZI BÜLTEN – AVRUPA TUTUKLAMA MÜZEKKERESİ (EAW) VAR MIDIR? NASIL ÖĞRENİRİM? VAR İSE…
ANONİM ORTAKLIĞIN SONA ERME SEBEPLERİ Anonim Şirketlerde Sona Erme Kavramı ve Türleri …