Türk politik kültüründe anayasanın ve anayasacılığın politik değil de hukukî mahiyetine ağırlık verilmesine (bu hususa 19.6.2010 tarihli Zaman’da çıkan bir yazımızda değinmiştik) ilaveten; devletin sınıflar üstü, dolayısıyla genelleştirilmiş bir toplumsal varlık (entity) olarak politik fikriyatımızdaki yerleşik imgesi; anayasanın her gündeme gelişinde şu problemli durumu doğurmaktadır: Devlete ve rejime ilişkin bir hukuk meselesi tartışılıyormuş gibi son tahlilde apolitik bir tartışmaya girişmek.
Not: Bu hukuk haberi sitemize ait olmayıp, otomatik olarak sağlanan bu içerik için herhangi bir sorumluluk kabul etmemekteyiz. Bu nedenle habere ait Kaynak bağlantı adresi için : Hukuki Haber
Article 593/2 of the new Turkish Commercial Code No.6102 regarding shares of capital stock provides…
AVUKATLARA E-TEBLİGAT YAPILMASI ZORUNLU MUDUR? 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinin birinci…
KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE HANGİ YÖNTEM TERCİH EDİLMELİDİR? Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, diğer bir deyişle arsa…
SENETLERDE PROTESTO ŞARTI Günlük hayatımızın bir vazgeçilmezidir senet, ya da hukuktaki söylemi ile BONO. Ticari…
HAKKIMDA INTERPOL KIRMIZI BÜLTEN – AVRUPA TUTUKLAMA MÜZEKKERESİ (EAW) VAR MIDIR? NASIL ÖĞRENİRİM? VAR İSE…
ANONİM ORTAKLIĞIN SONA ERME SEBEPLERİ Anonim Şirketlerde Sona Erme Kavramı ve Türleri …